Fenerbahçe
Yorum
Haber

Ankaraspor 2-2 Fenerbahçe 

Ankaraspor maçı Fenerbahçe için son derece önemli bir maçtı… Medyanın büyük bir kısmı bu maçta Fenerbahçe’nin puan kaybedeceğinden dem vuruyor ve Chelsea maçının yorgunlugunun bu maçta ortaya çıkacağını yazıp çiziyorlardı…

Fenerbahçe maça yine bundan önceki maçlara benzer bir oyun düzeni ile çıktı. Chelsea maçında olduğu gibi Semih yine ilk 11’de başladı.

Kazım sağda, Deivid solda ve Aurelio-Maldonado çift ön liberosu ile maça iyi de başladık. Henüz 7. dakikada Ankaraspor savunmasının kafasının karıştığı bir anda Alex’in akıl dolu golü ile öne de geçtik…

Fakat ondan sonraki dakikalarda Hani Chelsea’nin İngiltere’de yaptığı gibi “nasıl olsa bu gol bize yeter” diyerek geri çekildik. Vederson, Deivid ve daha birçok futbolcu kötü performans sergilemeye başladılar…

32. dakikada defansımız tarafından uzaklaştırılamayan topu Tita, Hamilton’a çıkarınca ona da sadece dokunmak kaldı. 1-1…

Bu dakikadan sonra Fenerbahçe biraz daha baskılı oynar diye düşünsek de aynı futbol devam etti. 57. dakikada sağ kanattan kazanılan korneri Alex kullandı. Alex’in ceza sahasının dışına doğru çıkardığı topa, Vederson yaklaşık 35 metreden sert vurdu. Yere de çarparak falso da alan top, Ankaraspor ağlarına takıldı; 1-2…

Bu golden sonra rahatladık, Bu arada oyuna kronik problemleri olan Kezman dahil oldu. 88. dakikada Alex ile verkaça giren Kezman, ceza sahası sol köşesinde Risp’ten sıyrılmak isterken, Risp meşin yuvarlağa eliyle dokundu. Maçın hakemi, penaltı noktasını gösterdi.

Şimdi burada takımın penaltıcısının Alex olduğunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Pozisyonda ne oldu peki? Kezman, penaltıyı ben atacağım diye tutturdu ve topu gökyüzüne gönderdi. Kaçırılan penaltının sorumlusu kim peki? Önce Zico sonra da Alex…

Bu takımın teknik adamı kenardan bağırıp penaltıyı kimin atacağını belirlemek zorunda. Halı saha maçı değil bu! İkinci olarak Alex’in orda inisiyatifi ele alıp “kardeşim bu takımda penaltıları ben atarım” demesi lazım…

Zaten söz konusu pozisyonda Alex muhteşem bir asist yapmasına rağmen topu kontrol edemeyen bir Kezman var karşımızda…

90+5′te  Ceza sahamıza gönderilen topta De Nigris kafayla meşin yuvarlağı Mehmet Yılmaz’ın önüne indirdi. Mehmet Yılmaz, ceza sahasından yaptığı vuruşla Ankaraspor’un beraberlik golünü kaydetti; 2-2.

Maçtan sonra da Zico’nun “keşke penaltıyı Alex atsaydı” türünden açıklamaları…Gerçekten yazık…

Hani bazı maçlar vardır… Fark yeseniz de “şerefli mağlubiyet” başlıkları atılır. Salı akşamki maç için bu tabiri kullanamayız belki ama, sahada yenilse de inançla mücadele eden ancak tecrübesizliğinin kurbanı olan bir Fenerbahçe vardı diye düşünüyorum…

Tecrübesizlik diyorum çünkü maçtan önce de bir çok kere yazılan çizilen bu tarz takımların oyunun başlarında çok hızlı oynadıkları gerçeğini Fenerbahçe es geçti. Chelsea aynen İstanbul’da olduğu gibi maça çok hızlı başladı. Ve bir duran top+yan toptan golü yiyerek maça 1-0 yenik başladık… Ama 10. dakikadan sonra saha da her şeyiyle mücadele eden bir Türk takımı vardı…

Birçok kişi benle aynı fikirde olmasa da ben o posizyonda Volkan’ın o topu yumruklamak için çıkması gerektiğini savunuyorum. Daha doğrusu savunuyordum. Bu tarz yan toplarda adam adama savunmanın gerektiği kuralını unutan defans blokunun da önemli bir hata yaptığını söyleyebiliriz…

Bu arada oyunun genelinde kalecimiz Volkan son derece iyi oynadı bunu da belirtmeden geçemeyiz…

Bizim takım olarak ne yapıp edip oyunun temposunu düşürmemiz gerekiyordu maçın başında. Maçtan önce de söylemiştim maç içinde de bunu düşündüm hep…Bu maçın hakkı 0-0’dı…Bu sonuç bize turu getirecekti… Eğer oyunun başında biraz daha dikkatli davranabilsek bu skoru almamız içten bile değildi…

Chelsea, Avram Grant’ın da belirttiği gibi bizden çekindi ve o dillere destan savunmasını daha bir şevkle yaptı. Öyle ki maçın genelinde sadece 3 tehlikeli pozisyon yaratabildik. Bunların üçü de çok önemli gol pozisyonları idi ve birisini atmamız halinde turu geçecektik… 

Ayrıca Chelsea kalecisi Cudicini’nin sakatlanıp 26. dakikada yerini 3. kaleci Hilario’ya bırakması hepimizde uzaktan şut atılması gerektiği fikrini uyandırdı. Bunu oyuncularımız yapmasına yaptı ancak bu sefer de Hilario hayatının maçını oynadı…

Avram Grant ikinci yarı Kalou’yu oyundan alıp Belletti ile çift ön liberoya döndü…Buna karşılık Fenerbahçe Maldonado’yu oyundan alıp Semih+Kezman çift forvet ve tek ön libero ile saldırı pozisyonu aldı…

Stamford Bridge’de… Bir Türk takımı… Fenerbahçe, bütün ruhuyla saldırıya geçti. 420 milyon dolarlık takım karşımızda ezilmiş…Bütün hatlarıyla defansa çekilmişti. Öyle ki bir ara Fenerbahçe sanki normal bir lig maçı oynuyormuşcasına kendi arasında top dolaştırmaya başladı…

Ama ilk maçta da olduğu gibi defans hatlarının önünde yay çiziyorduk sadece…İlk maçta kilidi defansın arkasına atılan uzun toplar ve uzaktan şutlarla açmıştık. Bu sefer de onu denedik. Defansın üstüne atılan bir topta Lugano kendini unutturdu ve çok uygun bir pozisyonda golü atamadı… Çok daha zor bir pozisyonda aynı golü Sevilla’ya atmıştı oysa…

O olmadı bu sefer önce Gökhan sonra da Kazım uzaktan iki füze yollamasına rağmen kaleci Hilario belki de hayatının kurtarışlarını yaptı… Eğer onlardan birisi gol olsaydı şu anda tarihi yazmış olurduk…

Ben ilk maçta 1-0 geriye düştüğümüz zaman şunu düşünmüştüm…Bizim bu Chelsea’yi burda her ne pahasına olursa olsun yenmemiz lazımdı. Ama şu da bir gerçek ki Chelsea’nin kendi sahasında bizi yenmesi en normal maç sonuçlarından birisi olacaktır diye de eklemiştim. Kısacası kendi kalemize attığımız o gol bizi turdan etti…

Ama örnek bir mücadele sergiledik. İki maçta da İngilizlere futbol dersi verdik. Deivid’in dediği gibi bu işin parayla değil yürekle olduğunu onlara bir kez daha hatırlattık…

Liverpool karşısında bu hatırlatma ile oynarlarsa iyi olur yoksa geçen senelerdeki kaderlerini tekrardan yaşamak zorunda kalabilirler…

Fenerbahçe’ye buraya kadar yaptığı üstün mücadeleden dolayı bir taraftarı olarak teşekkür ediyorum ve filmin burada bitmediğini biliyorum…

Fenerbahçe elenmeyi hak etmedi…Ve bana göre elenmedi de… 

Bu güzel filmin devamı seneye…

İzlemeye devam edin…

"ŞİPŞAK FENER!"

28/10/2007

  6 dakika içinde bulduğu iki golle 13. dakikada 2-0'ı yakalayan Fenerbahçe, kalan sürede oyunu rölantiye alıp ligde Şükrü Saracoğlu Stadı dışında ilk kez kazandı. Bir şutu direkten dönen Tehoue'nin golü Kasımpaşa'ya puan için yetmedi ..

 

 İlk yarıdaki oyunu maçın geneline yansıtamayınca sonuç olarak zor bir galibiyet denebilir... Ancak 6 dakika içinde bitirip rafa koyduğumuz bir maç...Daha zor maçlar bizi bekliyor biraz daha ciddi olmalıyız...